Kodlama öncesi kitap okuma sevgisi

Lise yıllarımda şiir yazan, ajanda tutan arkadaşlarımı hatırlıyorum. Özgün şiirler ortaya çıkar, günlükler yazılır ve eğitim süreci devam eder giderdi. Bu arkadaşlarım çalışmalarının ne kadarını eser olarak ortaya çıkardılar bilmiyorum. Çünkü yazmak kadar yazılanı ortaya çıkarıp toplumun hizmetine sunmak da bir o kadar zor. Ancak teknolojideki gelişmeler artık online günlükler tutma fırsatı veriyor bize.

Ünlü yazarların blog yazmaya başladığı, özgün metinler sayesinde hedef kitlelerine hitap edebildikleri ve süreç içerisinde çalışmalarını kolayca basılı eser haline getirebildikleri bir zamanda yaşıyoruz artık. Ve kelimeler hayata yön veriyor. Son dakika haberleri, gazete manşetleri, gündemin akışı özgün metinler sayesinde oluyor.

Milli Eğitim Bakanlığı son yıllarda kodlama ve yazılım alanında hızlı bir adım attı. E- okul ve Mebbis gibi devasa yazılımların meyvelerini eğitim sürecinde de hisseder hale geldik. Bu ilerleyiş öğrencileri kod yazmaya aşina olacağı zamana kadar ilerleyecek gibi görünüyor. Ancak bunun metin yazarlığı ile beraber yürümesi kanaatindeyim. Okuyarak- yazarak ve kodlayarak ilerleyen bir süreç olmalı.

Teknoloji yeni içerikleri, özgün metinleri çok seviyor. Çok iyi bir haber sitesinin kodlarını yazmanın yanında, farklı yazılmış metinler giremiyorsanız başarıya ulaşamıyorsunuz. Öğrenci ne kadar başarılı olursa olsun, düşünme ve yeteneklerini sergileme açısından sıkıntı yaşıyorsa başarının bir hükmü kalmıyor. İleride başarılı ama iç dünyasında huzursuz bireyler yetiştirmiş oluyoruz.

Okul Hikayeleri Hediye Edilebilir

Öğrencilere eğitimin daha ilk yıllarından okuma ve yazma sevgisi kazandırmalıyız. Çünkü ortaokul yıllarında hızla teknolojinin nimetleri ile tanışan çocuklarımız bilgilerini dış dünyaya açabilmeli ve ürettikleri kelimeleri dışa yansıtabilmeli. Okul sütleri gibi okul hikayeleri de ücretsiz verilebilir. Yazmak için sabahın ilk ışıklarını bekleyen ve eserleri ile günümüz teknolojisinin temellerini atan mütefekkirlerimizin hayat hikayeleri daha birinci sınıftan itibaren öğrencilere hediye edilebilir. Kitap okuma sevgisini eğitimin ilk kademesinde halletmiş olmalıyız diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz yıllarda Suriyeli bir çocuğun haberi beni çok etkilemişti. Akşam evde kodları deftere yazıyor, internet kafede web sitesi haline getiriyor ve kurumsal firmalara, işletmelere satarak ufakta olsa sıkıntılarına çare bulmaya çalışıyordu. Ki uzaklardan, bir başka ülkeden bir iş adamı bu haber üzerine bilgisayar göndermişti. Çocuklarımız yaşları ilerledikçe teknolojinin doğal kullanıcısı haline geliveriyor. Ama bilgili ve okumayı seven, ilgi alanlarını teknoloji ile birleştirip yönetim panelinde yer alan gençler yetiştirebilirsek ülke olarak yarınlara daha hazır hale gelebileceğiz demektir.

Selam ve saygılarımla

Fatih Bircan / Eğitimci Yazar

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir