Okul Başarısı Mı Hayat Başarısı Mı

            Küçüklüğümüzden bugüne yaşamımızı daha iyi devam ettirebilmemiz için, iyi bir meslek sahibi olmak için yetiştiriliriz. Bir bireyin ülkemizdeki okul hayatı ortalama 16 yıldır. İlkokul, ortaokul, lise ve statü kazanmak adına okutulan üniversite. Üniversite yani lisans eğitimi, rahatlıkla iş bulunabilmesi için gereken standart son evredir. Demek istediğim yüksek lisans ve ileri eğitim aşamaları sayılmaksızın ülkemizde ortalama olarak son aşama üniversite eğitimi olarak kabul edilir.
 
            Aileler çocuklarının refah seviyesi yüksek bir hayat yaşayabilmeleri adına eğitim için kararlı ve dayatmacı davranırlar. Ekonomik seviyesi iyi olan bir aile de tam tersi ekonomik durumu vasat olan bir aile gibi çocuğunun eğitim alanında iyi olmasını diler. Örneğin kırsal kesimde yaşayan bir aile, yaşamın daha yorucu ve zor olduğunun bilincinde olduğu için çocuğunun aynı sıkıntıları yaşamaması adına eğitimini tamamlaması taraftarıdır. Bir statü sahibi olan ya da iyi nitelikli ekonomik özelliklere sahip olan aile ise bariz bir güvencesi yok ise çocuğunun da aynı yaşamı yaşayabilmesi için eğitimini tamamlamasından yanadır.
 
Okul Başarısı Mı Hayat Başarısı Mı Okul Başarısı Her Zaman İçin Hayat Başarısı Anlamına Mı Gelir?
 
            Göreceli bir soru olmasına karşın okul başarısının istisnai durumlar için geçerli olsa da hayat başarısını devamında getirdiği söylenemez. Yüzdelik dilimde bu böyle değil gibi görünür. Yani bu noktada hayat başarısının bizim için ne anlam ifade ettiği çok önemlidir. Hayat başarısı eğer refah düzeyi yüksek bir yaşam vaat ediyorsa okul başarısı ile bağdaştırılabilir. Ancak mutlu olmak ve yaşadığının farkına varmak olguları işin içine girerse bu sonuç değişkenlik gösterebilir. Yıllarca eğitimini tamamlamak için çabalayan bir birey mesleğine sahip olduktan sonra mutlu olabilir mi? Bu oldukça hassas bir konudur.
 
            İnsanlar para kavramını mutluluk ve başarı kavramları ile birlikte anarlar. Bu da işini sevmese de bir bireyin başarılı, huzurlu ve mutlu bir hayat yaşaması için o işte çalışması gerektiğini algısına yerleştirir. Hayat başarısı ne yazık ki yalnızca maddi etkenlerle sınırlı değildir. Gününün yarısını, bazen yarısından fazlasını iş ortamında geçiren bir birey özel ve şahsi yaşamının etkilenmediğini düşünebilir. Ancak bu yanlıştır. Sonuç olarak bir insan hayat başarısını çabalayarak elde ettiği meslek ve bu mesleğin getiri sağladığı maddi imkânlarla kısıtladığı takdirde bu kavramı yeterince idrak etmemiş olacaktır.
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir