Bilinen İlk Türk Kadın Şehit Kimdir

            Tam adı ile Sümeyye Bint-i Habbat’tır. Sümeyye Türk nüfusunun fazla olduğu yerlerden biri olan İran ‘ın Keşker şehrinde dünyaya gelmiştir. Kendisinden önce iki kız kardeşi doğar doğmaz diri diri  toprağa gömülmüş ve babasının (adının hayat olduğu bilinmektedir.) bu defa kızını diri diri toprağa gömmeye dayanamaması nedeniyle Sümeyye hayatta kalır.

            Soyu Türklere dayanmaktadır ve asıl adı Bâmıh (Pamuk) ‘tır. Taif’e getirildiği zaman adı Sümeyye olarak değiştirilmiştir. O dönemin İran Kisrası (hükümdar) olan Nuşirevan tarafından kendisini ziyarete gelen Yemen Meliki (padişah ) Ebûl Hayr’a cariye olarak hediye edilmiştir. Ebûl Hayr, Yemen’e  dönerken Taif’te hastalanır ve El-Haris  Bin Kalade adlı ünlü bir hekim tarafından tedavi edilir. Bunun karşılığında Sümeyye bu doktora cariye olarak hediye edilmiştir. 
Sümeyye’nin hayatı cariyelikle geçmiştir.            

            Mahzumoğullarından Ebûl Cehil’in amcası Ebû Huzeyfe İbni Muğire’nin cariyesi olan bir köleydi. Ebû Huzeyfe, onu Yemen’den Mekke’ye gelerek kendisine sığınan yanında çalışan Yasir ile evlendirdi. Yasir de tıpkı Sümeyye gibi Ebû Huzeyfe’nin kölesiydi. Sırasıyla oğulları, Ammar  (Ammar Bin Yasir) ve Abdullah (Abdullah Bin Yasir) doğdu. Ebû Huzeyfe, Çocukları olunca Sümeyye ve Yasir’i azat etti.
     
            Ailenin kendilerini koruyan ve sahip çıkan kimsesi yoktu. Bu nedenle, islâmı kabul etmeleriyle  birlikte o dönemde kimsenin maruz kalmadığı; dövmek, aç susuz bırakmak, sıcak yaz günlerinde kızdırılmış demir zırh giydirip kızgın kumların üzerine yatırmak gibi zalimce işkencelere maruz kalmışlardır. Abdullah okla şehit edildikten sonra çok yaşlı olan Yasir de işkencelere dayanamayıp ölür.

            Ebû Huzeyfe tüm öfkesini oğlu Ammar ve Sümeyye’den çıkartmak ister ve yeğeni Ebû Cehil’e; “Sümeyye’nin işini sana bırakıyorum.” der. Sümeyye’nin el ve ayaklarına dört tane deve bağlarlar ve her bir deve ayrı yöne doğru giderek Sümeyye’yi sürükler. Kol ve bacakları parçalanan Sümeyye yine de İslam’dan vazgeçmez. Ebû Cehil Sümeyye’ye; ” Sen güzelliğine aşık olduğun için Muhammed’e iman ediyorsun. Muhammed’e söv, onun ilâhını inkâr et.” der. Sümeyye kabul etmeyip ağır hakaretler savurunca Ebû Cehil elindeki mızrağı Sümeyye’ye saplayarak onu şehit eder.
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir