Kayak Nasıl Bir Spordur

            Kar üzerinde düşmeden ya da batmadan mevcut araç ve gereçleri kullanarak yapılan spora kayak denir. Kayak Nasıl Bir Spordur sorusunun cevabı çok uzun yıllara dayanmaktadır. İlk zamanlarda İnsanlar, ağaç ve dal parçalarını kullanarak karda batmadan ilerlemeye çalışmışlardır.

            Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bir geçmişi olduğu düşünülen bu spor aslında tamamen ihtiyaç amaçlı oluşmuştur. Yapılan incelemeler neticesinde bulunan ilk kayakların çam, betula ve dişbudak ağaçlarından yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu malzemelerin altına koydukları deri ve katran gibi maddelerle daha hızlı bir ilerleme sağlandığı düşünülmektedir.
 
            Kayak için ilk kez Sibirya, Moğolistan ve Altaylar’ da ortaya çıktığı ve buradan Avrupa’ ya yayıldığı söylenmektedir. Başlangıçta bir ulaşım aracı olarak Norveç, İsveç gibi bazı doğu Avrupa ülkelerinde kullanıldıysa da zamanla bazı doğu bloğu ülkeleri tarafından askeri amaçlı kullanılmaya da başlamıştır.

            Gerek ihtiyaç gerekse askeri amaçla kullanılmış olsun zamanla bir spora dönüşmüş ve ilk defa 1866 yılında Cristina’ da kayak yarışları düzenlenmiştir. Bu yarışların beklenilenin üzerinde ilgi görmesinden dolayı ilerleyen yıllarda atlama yarışları düzenlenmeye başlanmıştır.

            Yapılan yeni deneyim ve buluşlarla bunu profesyonel bir şekle sokulması ihtiyacı hissedilerek ilk kez 1877’ de Fridtjof Nansen tarafından Norveç’ te “ Ski Club De Cristina” adı altında bir kayak kulübü kurulmuştur. Bunu daha sonra farklı ülkelerde takip ederek daha kurumsal ve profesyonel hale getirmişlerdir. Bern’de 1924 yılında kurulan uluslararası ilk kayak federasyonu sayesinde kayak sporu aynı yıl kış olimpiyatlarına alınmıştır.
 
            Gözlerimi kapatıp kayak nasıl bir spordur sorusunu kendime sorduğumda, o soğuk beyazlığın özgürlüğü demek geliyor içimden. Yüzüne vuran rüzgârın kulaklardaki uğultusu, geçmiş yılların hatıralarıyla birleşince bence saygı da duyulması gereken bir spor. Tehlike yok mu, elbette var. Hayatın kendisi zaten riskliyken bu özgürlüğün tadına çıkarmaya değmez mi sizce?
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir