Teknoloji İnsanı Esir mi Alıyor?

Yemekte otururken kızınız birden ‘ Baba bak yoğurt kovasının üzerinde ne yazıyor?’ diyorsa ve siz birkaç saat içinde instagram’da bu kelime ile ilgili bir reklamla karşılaşıyorsanız şaşırmayın. Veya bir pc, akıllı telefon gibi teknoloji ürünleri satan bir mağazadan çıktıktan hemen 100 150 metre kadar sonra ‘ Ürünlerimizi beğendiniz mi?’ diye bir mesaj alıyorsanız şaşırmayın artık. Bu ve buna benzer birçok örnek hayatımızda yer almaya başladı. Ve neler oluyor diye kendimize sormadan edemiyoruz…

Teknoloji hayatımıza tam anlamıyla hakim olmuş durumda. Birde koronavirüs ile tanıştıktan sonra daha bir sevmiş durumdayız. Televizyonlar, telefonlar, e-ticaret siteleri bir anda kurtarıcımız oluverdi. Oysa daha düne kadar televizyonun zararlarından, pc bilgisayar kullanmanın yaş ortalamasından dem vururduk. Ve kaçınılmaz son ile bir anda karşılaşıverdik. E-ticaret ürün satışları ülkemizde 6 kat artmış durumda. Ve bu artışın virüs tehdidi geçse bile düşmeyeceği tahmin ediliyor.

İnsanlık olarak savrulduk, ne olduğunu anlamadan ve daha ötesi geleceği tam kestiremeden bir teknoloji savaşının içerisinde buluverdik kendimizi. Ama uzay çağını yaşadığımız bir devirde üstelik insan olarak teknolojiyi neredeyse 20 yıl geriden takip ettiğimiz bir çağda bu kaçınılmazdı sanki. Akıllı telefonum bana uyarı veriyor. Konumun kapalı olsa bile gezdiğin, yerler, ziyaret ettiğin mekanlar hakkında bilgi toplayacağım haberin olsun diyor. Olmaz demek ne mümkün. Telefon alırken kayıt ettirdiğimiz ve çoğumuzun daha haberinin bile olmadığı ve bir bakıma bizim kimliğimiz gibi olan e-postalarımız var. Basit ama otoriter bir teknik dünyanın içerisindeyiz. Televizyon izlemek en kolayı değil miydi? Ekrana resimlerin, videoların nasıl geldiğini merak etmeden, araştırma ihtiyacı hissetmeden yıllarca izledik. İstenilen de buydu. Sen çalış çalış ve tv izle bu kadar. Ve kullanımı en kolay kolay olan Google amca ile tanıştık. İnternet bağlantısı olan herkesin basit bir şekilde kullanabileceği bir ekran vardı karşımızda. Ama arkasındaki dev teknolojinin masum gülen yüzü gibi karşılıyordu bizi. Ve hayatımızı değiştirdi. Kolaylaştırdı ve bizim yerimize dünyaya şekil vermeye başladı.

Ve savruluyoruz yeni bir dünyaya. Yazılımı, kodlamayı bilmeyenlerin gelecekte işinin bir hayli zorlaşacağı bir dünyaya doğru gidiyoruz yavaş yavaş. Bilmek ve daha iyisini öğrenmek istemedikçe işler zorlaşacak gibi. Çünkü 20 yıl ileride yoluna devam eden teknoloji bizi bir şekilde yönetmeye devam edecek.

Fatih Bircan / Eğitimci Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir